ÇEYREK GÖNÜL

Salı, Haziran 14, 2016

çeyrek gönül

Hepimiz çeyrek gönüllerle seviyoruz aslında. Sevgi ihtiyacımızı doyurmuyor bu miktar. Hem sevilen yarım, hem seven yarım kalıyor. Tatminsiz, huzursuz, mutsuz oluşumuz hep bundan.

Tam olarak sevmeyi, kendi istek ve hırslarımızı eritip sevmeyi başarana kadar da bu devam edecektir. Yaşadıklarımız içimizi sadece ısıtır. Ilık et yenir mi, kanı ılımış, kokusu ılımış. Hayat ılıtır ruhumuzu, sadece aşk pişirir.

Ayıbını saklar gibi saklar ya kul yüreğini. Huuu Mevla görmek ister yarattığını. Saklamazsan söylersen çoğalır. Büyüdükçe içini, dışını, seni, çevreni kaplar. Ne kötü cimridir içinde yaratılan sevgiyi, sevdiklerine sunmaktan esirgeyen.

Dörde böl ruhunu, orada yaratan Mevla birinci çeyrek akıtıyor. İki fark edip şükründe olmak, şükrettikçe çoğaltıyor. Yarısı doldu mu gönlünün. Gelelim iki çeyreğe, saklamamak, keyif ala ala bangır bangır söylemek. İki nefeslik vaktin olduğunda ikisini de seni seviyorum için kullanmak. Kulaklarından sana gelen bu ses, senin sesin, söylediği senin sevgin, duyan senin duyduğun, ihya olan tamamlanan senin gönlün, razı olan senin Rabbin. Geriye kalan çeyrekse en zoru, seni unutacak hale getirmek, gözünde gözlerini, elinde ellerini, sesinde sesini bulmak, külliyen yok olup külliyen sevdiğin olmak.

Zor mu belli ki, zor mu belki, bu yüreğinin çekerine bakar. Ancak şu bir gerçek ki, kendinden geçmeyi öğrenemeyen ruhlar, gönül tadını alamazlar, sevginin sırlı dünyasına dalamazlar. Almadan vermeyi bilemezler. Dünyada hayal gibi yaşayıp, hayalet gibi korkuturlar.

Ruhun en çirkin yüzüdür kendini sevmek, kendisi için diye başladı mı başka hiç kimseyi bilmemeye kadar varır ucu. Kesen doğrayan el de olur, dil de. Evladına da uzanır, anne babasına da.

Çeyrek gönüllerle seviyoruz, ne doyuyoruz, ne doyuruyoruz. Asıl kıtlık ruhlarımızda, asıl savaş içlerimizde. Kan kokusu, kin kokusu, öfke kokusu da oradan geliyor.

Çeyrek gönüllerle severek yaşamış sayılmayız. Yaşayamayız...

BU YAZILARI DA OKUYUN

0 yorum