FİSTOLU YASTIK
Salı, Haziran 14, 2016İlerleyen saatte gözüm. Uyku henüz yanaşmadı limanıma. Karanlığın sırlı örtüsü kaplarken her yeri, hayallerin perdeleri bir bir isteklerle açıldı.
Yastığım beni davette...
Oysa ben ona şükür ediyorum. Bir yastığım olduğu ve beni beyaz çarşaf üzerinde beklediği için mutluyum.Belkide bu benim için en büyük değer, en büyük mutluluk sebebi olmalı.
Bir çok arzu var zihnimizde, ulaşmaya baş koyduğumuz, hayalini kurduğumuz. Oysa o zorlu mücadelelerle terlerken en büyük enerji elimiz altında hazır bekler görmeyiz.
Bir yastığınız varsa, beyaz bir çarşaf üzerinde sizi bekliyorsa çok şeyiniz var, hatta servetiniz var demektir. Zira o çarşaf bir yatakta, o yatak bir odada, o oda bir evde, o ev bir sokakta, o sokak bir şehirde, o şehir bir ülkede, o ülke dünyadadır. Kısacası hürsünüz, özgürsünüz ve en önemlisi, canlısınız - hayattasınız.
Can ümittir. Can hala bedende ise her şeye vakit vardır.
Ulaşamadığımız ihtiraslarımızı düşünelim, hanları sarayları. Birde elimizde olana bakalım. Dağ başında, toprak üstünde, korkuyla uyuyan suçluyu düşünün, YASTIKSIZ. Ameliyat sonrası, ilk gece acısında hastayı düşünün, YASTIKSIZ. Köprü altında titreyen, tiner çekmiş çocuk, YASTIKSIZ. Sayısız nice yastıksız insan...
Vee yastığınızı. İşte o an, size daha hoş, daha tatlı gelecektir.
Bedelini, tadını bilmediğimiz, hoş gelen davul sesleri yüzünden, elimizdeki nimetleri görmezden gelmeyelim.
Sıcak yorganımızın, fistolu yastığımızın tadını çıkaralım.
Tatlı rüyalar...
0 yorum